sariyerbelediyesi
22 Mayıs 2015

Bursa’daki ‘depremi’ işçiler anlatıyor: Vay be!

Bursa’da bir haftayı geride bırakan işçi direnişi sürüyor. İşçiler, Türk Metal sendikasının bir fabrikada kendi örgütlenmesini korumak için farklı toplu sözleşme yapmasıyla başlayan ‘isyan’ın nasıl bu noktaya geldiğini Radikal’e anlattılar.

Bursa’daki ‘depremi’ işçiler anlatıyor: Vay be!
sariyerbelediyesi

Bursa’da bir haftayı geride bırakan işçi direnişi sürüyor. İşçiler, Türk Metal sendikasının bir fabrikada kendi örgütlenmesini korumak için farklı toplu sözleşme yapmasıyla başlayan ‘isyan’ın nasıl bu noktaya geldiğini Radikal’e anlattılar.

“TOFAŞ için korna çal” yazısı asmış işçiler yol kenarına, ama gerek yok: Uzun ince giden inşaat halindeki yolda tek şeritte sıkışarak gelen araçlar yol açılıp hızlanırken geliyorlar fabrika önüne ve basıyorlar kornaya uzun uzun! TIR’ların, kamyonların, otomobillerin çeşit çeşit korna sesleri, işçilerin sloganlarına karışıyor…

“Ben 8 yıllık TOFAŞ işçisiyim, çoğumuz o civarda zaten. Saat başı 7 lira 52 kuruş alıyorum. Bu son zamla Bosch fabrikasındaki 3 yıllık işçinin saat ücreti ise 9 lira 42 kuruş! ‘Bu niye böyle?’ diye sorduk Türk Metal’e sadece. Bunun yanıtı, ‘Sizin sözleşme imzalandı artık’ olur mu? Olmaz! Olursa da işte böyle olur!” diyor 34 yaşındaki işçi.

Medyaya kızıyor sonra, “Dün kameraya çektiler beni, ‘Bu sendika eşkıya’ dedim orasını kesip, ‘Biz üretim yapmaya hazırız’ dediğim bölümü koymuşlar. Doğru, bizim taleplerimiz kabul edilsin üretime hazırız. Ama bu sendika da eşkıya işte bunu niye vermiyorsun!”

‘ÇATALI KAŞIĞI VURUYORDUK…’

Peki, niye Bosch işçisine böyle bir ‘ekstra’ uygulama var?

“Oraya Birleşik Metal İş girdi geçen dönem. Başta iyi de gitti, ama sonra dayakla sopayla karşı karşıya kalınca çabuk pes etti, bıraktı. Bu ücret farkı o yüzden oldu. Türk Metal’in Bosch’ta yeri sağlamlaşsın diye. Ama işte bak bu sefer de böyle oldu…”

“Bu oldu…” derken elini alnına vurarak gülümsüyor: “Vay be ne oldu böyle!” TOFAŞ fabrikası önünde sloganlar atan arkadaşlarını gösteriyor: “Biz çatal kaşığı tabaklara vurarak protesto yapıyorduk. İş bu hale geldi!”

“İşin geldiği hal” dün akşam saatleri itibariyle şöyle: Fabrika yönetiminin işçilerin ücret artışı talebini görüşmek için verilmiş “namus sözü” var ortada sadece! Artış için rakam konuşulamıyor… E Türk Metal için kanunen bir şey yapılamıyor… Ama sabah 6.45’te işbaşı yapılması isteniyor. A ve B vardiyasında çalışan bütün işçilere -ki fabrikada iki vardiya çalışıyor- mesaj atılıyor bir de, “Yarın iş başı yapın” diye. Ekip şefleri işçilere telefon açıyor, yine aynı şeyi söylemek için.

‘BAŞTA SADECE TEKBİR GETİREBİLİYORDUK’

“Tazminat vermeden bizi işten atamazlar. Mersin Liman işçilerinin hikayesini anlatan bir yazı getirdim bakın. İş bırakmışlar, işten atılmışlar, tazminatlarını almışlar, sonra dava açıp işlerine de geri dönmüşler. Bizi burada hiç kimse işten atamaz arkadaşlar!” diye sesleniyor dört gündür fabrika önünde yatıp kalkan bir kadın işçi arkadaşlarına. Bu sırada içerideki işçilerle dışarıdakiler karşılıklı sloganlar atmaya da devam ediyor. Slogandan çok tribünlerdeki tezahüratları andırıyor zaman zaman yükselen ses…

“İlk başta sadece tekbir getirebiliyorduk. Dört günde bu aşamaya geldik” diyor sohbete devam ettiğimiz işçi. Aslında metal işçilerinin önceki yıllarda epeyce deneyimi var. 1998’deki en görkemlisiydi. Yine Türk Metal’e tepkiyle başlamış ama sonrasında yaşanan işten atmalarla sendika yerini sağlamlaştırmıştı. Yanımızda duran ve o yıllardan beri çalışan işçileri gösteriyor, “Buradan geri dönemeyiz ama bu defa… Dönersek ne olacağını ihtiyarlar iyi biliyor. Biz de biliyoruz…”

‘Geri dönülmez’ yol üzerindeki işçi ile sohbetimiz böyle… Adı mı? Söyledik ya işte… Adı: TOFAŞ, soyadı: işçisi!

 

Kaynak linki: Radikal

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.