Son Dakika Haberler

Başbakan’dan ‘istikrar’ yanıtı

Başbakan Yıldırım güncel gelişmelerle ilgili açıklama yaptı.

Başbakan’dan ‘istikrar’ yanıtı
Okunma : 54 views Yorum Yap
sariyerbelediyesi

 

Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun darbe girişimi hakkında “242 demokrasi şehidimizin olmasına yol açan FETÖ’yü başımıza bela eden kim?” şeklindeki sorusuna cevap verdi.

Yıldırım, “Kılıçdaroğlu’na Yenikapı ruhunun gereğine uygun olarak birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde gerek bölücü terör örgütü ile gerekse FETO ile mücadele konusunda daha olumlu bir tavır içerisinde olmasını bekliyorum” dedi. Yıldırım, “Kendisi ile birkaç kez görüştük, anlattık. Buna rağmen anlaşılmayan konular belli ki var, gerekirse tekrar anlatırız. Amacımız Türkiye’nin bir daha böyle alçak girişimlerle karşı karşıya kalmamasıdır” ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul’da gazetecilerin sorularını cevapladı. Yıldırım’ın açıklamaları şöyle:

“AKP 14 yıldır tek başına iktidardır. Kılıçdaroğlu istikrar derken neyden bahsediyor bilmiyorum ama buradan tek başına iktidar anlaşılır. İstikrar 14 yıldır darbe girişimine rağmen, vesayet kalıntılarıyla mücadeleye rağmen devam ediyor. Bir Türkiye’yi üç Türkiye yaptık, 3 darbe girişimini yerle bir ettik. Böyle bir 14 yıldan bahsediyoruz. Bundan böyle de istikrar sürecek büyüme devam edecek.

“Ekonomiyle ilgili konuya gelince ekonomide rakamları takla attırmakla ekonomi düzelmez. Ekonomi nasıl düzelir? Dünyada ölçüsü belli. Borcunuzun milli gelirinize oranı nedir? Borç ödeme kabiliyetiniz nedir buna bakılır. Gelin beraber bakalım. 2002 AKP iktidarından önce borcun milli gelire oranı yüzde 74. Yani 100 lira kazanıyorsak 74’ünü borca veriyoruz. Bugün ne olmuş? Yüzde 32 olmuş, yüz liranın 32’si borç yani. Daha önce de 100 liramıza yarşı 74 lira borcumuz vardı. Yani milli gelirin borca oranı yarı yarıya kazanmış, Türkiye üç kat büyümüş. Daha çarpıcı bir şey söyleyeyim. 2002’de toplanan bütün verilerin yüzde 86’sı borca verildi. Bugün yüz lira vergi alıyorsun 12 lirasını borca veriyorsun. 88 lirasını da milletin ihtiyacına harcıyorsun. Göründüğü gibi eskiden borç ödemek için varımızı yoğumuzu vergimizi toplardık, şimdi topladığımız vergilerin 12’si lirası borca gidiyor, kalanı ülkenin gelişmesine harcanıyor.

Kılıçdaroğlu bugünkü açıklamalarında darbe girişimiyle ilgili olarak 242 şehidimizin sorumlusu kim diye sordu. Bu eleştiriyi nasıl değerlendirirsiniz?
Değerli arkadaşlar sayın Kılıçdaroğlu ile 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde teleofn görüşemiz oldu Bize söylediği bu bir darbe girişimidir, milli iradeye karşı kalkışmadır, sonuna kadar sizi destekliyoruz dedi. Şimdi 15 Temmuz’dan bu zamana 2 aydan biraz fazla zaman geçti. Ne değişti? Kılıçdaroğlu fikrini değiştirdi mi yoksa başka bir şey mi oldu. 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu ne aziz milletimizdir ne de sayın Kılıçdaroğlu’dur, Dünyanın başına bela olan FETO terör örgütü ve onun başıdır. Net olarak ortaya koyalım. Ve bu alçak terör örgütünün de bütün bağlantılarını ortaya çıkarmak ve bu topraklardan temizlemek de boynumuzun borcudur. Bir kez daha sayın Kılıçdaroğlu’na Yenikapı ruhunun gereğine uygun olarak birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde gerek bölücü terör örgütü ile gerekse FETO ile mücadele konusunda daha olumlu bir tavır içerisinde olmasını bekliyorum. Kendisi ile birkaç kez görüştük, anlattık. Buna rağmen anlaşılmayan konular belli ki var, gerekirse tekrar anlatırız. Amacımız Türkiye’nin bir daha böyle alçak girişimlerle karşı karşıya kalmamasıdır.

Konuşmasında “Komşularsa sıfır sorun” politikasından da bahsetti ve Mısır ile Libya’yı örnek gösterdi. Bunun nasıl değerlendirirsiniz
Sayın Kılıçdaroğlu bir şeye karar versin. Suriye ile yaşanan sorunlar ortada. İsrail ile Türkiye Mavi Marmara’dan dolayı sorun yaşadı. Uçak düşürülmesinden dolayı Rusya’yla da sorun yaşadık. Aramız bozulunca “Herkesle düşmanız” diyor, işleri yoluna koyduğumuzda yine memnun olmuyor. “Efendim niye anlaştınız İsrail’le Rusya’yla”

“Gerekirse bir daha anlatırız” dediniz, bir çağrıda mı bulunuyorsunuz?
Bu her zaman mevcut, biz atışarak değil kamuoyunda siyaset yaparak değil el sıkışarak, konuşarak sorunların çözülmesinden yanayız. Tribünden meydanlardan söz söylemek seçim zamanları olabilir, ama diğer zamanlarda ülkenin sorunlarında ortak bir anlayış içinde olmak lazım. İşte o nedenlerle genel başkanlarla bir araya geldik, küçük de olsa bir anayasa değişikliği yapalım dedik. Arkadaşlar çalışmaya devam ediyor ve bir noktaya geldi. Önümüzdeki günlerde inşallah kararını verip yola devam edeceğiz. Bugünlerde 15 Temmuz darbe girişimi bir kenara bırakıldı “Efendim mağdur olanlar var, STK’larda, iş alemlerinde, yargıda, orduda mağdurlar var” deniyor. Milletin mağduriyetini nereye koyacağız?

En büyük mağdur 242 şehidimizin yakınıdır, 79 milyon vatan evladıdır. Mağduriyetten konuşursak en önce bunu konuşalım. Bu terör örgütü kapalı bir kutu, saydam değil. Bunu yanlış yapmadan, itinayla sorumluları ortaya çıkarmak kolay bir iş değil. Onun için biz memuriyetten çıakrdığımız epeyce sayıda insan var. Mahkemenin aldığı tutukladığı, fiilen darbe girişimine katıldığı tespit edilenler var. Büyük bir kitleyi oluşturuyor doğru, ama bunu yapmazsak bir kez daha Türkiye böyle bir tehdit ile karşı karşıya kalır. Hatalar varsa düzeltecek mekanizmalar da var. Bunların maliyede, bakanlıklarda gerekli komisyonlar kuruldu. Mağdur olduğunu düşünen her kim varsa buralara müracaat ediyor. Bunlar değerlendirilecek, gerçekten bir haksızlık varsa düzeltilecek. Sapla saman birbirine karışmayacak, kurunun yanında yaş yanmayacak.

Moodys Türkiye’nin derecelendirme notunu düşürdü. Sizin değerlendirmeniz nedir?
Bizim değerlendirmemiz 16 Temmuz’dadır. 15 Temmuz’da büyük bir darbe girişimi atlattık. Piyasa hiçbir şekilde etkilenmedi. Ekonomimizde en önemli önceliğimiz yatırımdır. Birçok yapısal düzenleme yaptık. Moodys iki gün önce de Türkiye 15 Temmuz’un şokundan çabuk çıktı. dedi. İki günde ne değişti?

Dünyanın hangi ekonomisinde ART arda 27 çeyrek büyüyen ülke var? Bu değerlendirmelerin tarafsız olduğunu düşünmüyoruz.

Bizim kaynağımız milletimizdir. Millet olduktan sonra gayrısı ne söylerse söylesin bir önemi yoktur.

 

besiktasbelediyesi