Son Dakika Haberler

‘Bugün büyük ihtimale imzalayacağım’

Erdoğan, Polis Haftası dolayısıyla 81 ilde görev yapan 400 polis memuru ile bir araya geldi.

‘Bugün büyük ihtimale imzalayacağım’
Okunma : 36 views Yorum Yap
sariyerbelediyesi

Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis Haftası dolayısıyla 81 ilde görev yapan 400 polis memuru ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda polis memurlarına hitap eden Erdoğan, emniyet teşkilatı içinde tespit edilen yapılanmaya dikkat çekerek “Bize çalıştığımız şu devlet dairelerinde üstlerimizin tamamen hukuka yasalara uygun vermiş oldukları talimatlar yerine gelir ama ona ters verilen talimatlar yerine gelmez. Sizlerin kurum içerisindeki amirlerinizin hukuka uygun verdikleri talimattır aslolan. Bunun dışında ikinci bir mercinin talimatı söz konusu olamaz. İşte gördünüz kurumların içinde imamlar. Biz imamları camide biliyorduk ama kurumların içerisinde de imamlar olduğunu ilk defa gördük, tespit ettik, duyduk. Şemalarla beraber bunlar önümüze geldi. Sonra da bu imamların nasıl tası tarağı toplayıp Türkiye’den kaçmaya başladıklarını da gördük. Bunu sizler bozacaksınız” dedi.

“ÖRGÜTÜN HER YERDE OLDUĞU GİBİ POLİS İÇİNDE DE MENSUPLARI ÇIKTI”

Emniyet teşkilatı içerisinde paralel devlet yapılanması mensuplarının tespit edildiğini belirten Erdoğan, “Türkiye üzerinde oynanan oyunların hedefindeki kurumlardan biri de daima polisimiz oldu. Emniyet teşkilatımız oldu. Her dönemde bir başka fitne ateşi yakılarak polisler de kendi içlerinde bölünmeye, çekişmenin tarafı yapılmaya çalışıldı. Bu teşkilat bir bütündür. Bu teşkilat bölündüğü anda millet bölünür. Bu teşkilat bölündüğü anda devlet bölünür. Bu teşkilat bölündüğü anda vatan Allah göstermesin elden gider. Bu teşkilatın önemi bu denli ileridir. Aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz. Buradaki hassasiyetlerimiz son derece önemlidir. İşte bunu bölmeye yönelik en son örnek paralel devlet yapılanmasıdır. Bu örgütün her yerde olduğu gibi polis içinde de ne yazık ki mensupları çıktı. Bu asla emniyet teşkilatımızın tamamının üzerine gölge düşürmek, tamamını itham altında bırakmak için bir bahane olarak kullanılamaz. Biz kendi muhasebemizi kendimiz yapmak zorundayız. Kendi içimizde bu muhasebeyi yapamazsak Allah göstermesin geleceğimiz hiç de iyi olmaz. Böyle bir anlayışın karşısına herkesten önce birlikte çıkmalıyız. Ülkesine ve milletine ihanet edecek kadar şuurunu kaybetmiş birtakım densizler yüzünden hiçbir polisimizin haksız yere rencide edilmesine asla razı olamam. Ama maalesef kurunun yanında yaş da yanıyor. Öyle bir şüphe mekanizması meydana geliyor ki ister istemez bazı kararları almak durumunda kalıyoruz” diye konuştu.

“AYNI ARACIN İÇERİSİNDE ÖNDE O OTURUYOR, ARKADA BEN GÖRÜŞMELERİMİ YAPIYORUM”
Başbakanlığı döneminde ofisinde böcek adı verilen dinleme cihazı bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, “Düşünün ki bir başbakan olarak şahsım, yanımda her şeyimi teslim ettiğim insan veya insanlar kalkar da benim ofisimi dinlerse benim ofisimde yaptığım görüşmelerimi takip ederse ben nasıl onlara güveneyim? Nasıl onlarla beraber hareket edeyim? Ben sırtımı ona yaslayarak adımlarımı atıyorum. Ben dilimi onun yanında rahat konuşuyorum. Çünkü aynı aracın içerisinde önde o oturuyor arkada ben görüşmelerimi yapıyorum. Yeri geliyor devlet meselesini konuşuyorum yeri geliyor ailevi meselelerimi yanımda eşim var onunla konuşuyorum. Mahremimde böyle bir yerde eğer bizimle beraber olan polis teşkilatımızın mensubu birileri böyle bir yanlışı işliyorsa işte bu bir güven noktasında bunalımı meydana getiriyor. Bunların tasfiyesini hep birlikte yapmak durumundayız. Yargıda, askeriyede, üniversitede, bürokraside, iş dünyasında bu çerçevede ne sorun yaşanmışsa maalesef polisde de aynı sorun yaşanmıştır. Tüm polis kardeşlerime sesleniyorum. Müsterih olun. Sizin arkanızda millet var, devlet var. Bundan hiç endişeniz olmasın. Sizin arkanızda hükümet var, sizin arkanızda cumhurbaşkanı var. Rahat olun. Hukuka, vicdana, ahlaka uygun şekilde görev yapan her polisimiz benim kardeşimdir. Benim evladımdır. Canımdan bir parçadır” ifadelerini kullandı.

“YILLARCA POLİSE SALDIRANLAR 17-25 ARALIK DARBE GİRİŞİMİNDE POLİS SEVDALISI KESİLDİLER”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dikkat ediniz yıllarca her fırsatta polise saldıran, polisi eleştiren, hakaret edenler 17-25 Aralık darbe girişiminde birden bire polis sevdalısı kesildiler. Polisimize karşı düşüncelerinin değiştiği insafa geldikleri falan yok. Acaba buradan bir yol bulup polisleri kendi içlerinde bölebilir miyiz, millete karşı kışkırtabilir miyiz, bunun derdindeler. Polis elinde kalkanıyla ne yapıyor? Bu teröristlere karşı güya özgürlük mücadelesi verenlere karşı son ana kadar bir diren ortaya koyuyor. Ne silah kullanıyor ne taş atıyor ne herhangi bir şeyi kullanıyor. Havai fişek onda sapan demir bilyelerle onda TOMA’yı yakıyor, bütün polisin araçlarını yakıyor, bindikleri otobüsü yakıyor. Bakıyorsunuz onları savunanlar polise hakaret edenle nasıl oluyor da polis sevdalısı oluyor ben anlamakta zorlanıyorum. Bu mücadeleyi eğer vatanseverlikleri varsa milletçe vermek lazım” şeklinde konuştu.

“BİRİNCİ SAATTE DE OPERASYON YAPILABİLİRDİ”
Çağlayan Adliyesi’nde şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ı kurtarma operasyonunda görev alan polisleri tebrik eden Erdoğan, operasyonun başarılı olduğunu vurgulayarak “Nitekim İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde şehit edilen savcımızın olayında hemen asıl yüzlerini gösterdiler. 8 saatlik o operasyon sürecinde daha birinci saatte de operasyon yapılabilirdi. Niye birinci saatte yapmadılar? Acaba hiçbir operasyona gerek kalmadan görüşmeler yoluyla Mehmet Selim kardeşimizi kurtarabilir miyiz, diye sabırla bu süreci işlettiler. Ama içeride son anda gelen silah sesleri artık içeriye girerek o iki tane katilin de orada hal edilmesi gereğini ortaya çıkardı. Ben o operasyondaki kardeşlerimizin tamamını tebrik ediyorum. Onlar bu operasyonu başarıyla yerine getirdiler. Her yerde olduğu gibi emniyet teşkilatında da araya karışan çürükler ayıklandı, ayıklanıyor” açıklamasında bulundu.

“BU YASA POLİSİ GÜVENCE ALTINA ALDIĞI İÇİN ONLARI RAHATSIZ ETMEYE BAŞLADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Polisimizle milletimizin arasına nifak sokmak isteyenlerin hevesi bu defa da kursaklarında kaldı. İş Güvenliği Yasası çıkıyor. Niye rahatsız oldular? Bugün büyük ihtimalle imzalayacağım. Tek dertleri var. Polis güvencede olmasın. Bugüne kadar her öyle hareket ettiler. Bu yasa polisi biraz daha güvence altına aldığı için onları bu rahatsız etmeye başladı. Su yatağında akar. Burada da hakikat ne ise biz onu yapmaya mecburuz”

“MOTORU GÜÇLENDİRMEK LAZIM VEYA SIFIRDAN YENİLEMEK LAZIM”
Türkiye’nin değişim süreci içine girmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Her dönemde farklı yöntemlerle farklı araçlarla Türkiye’yi kendi içine kapatma yönünde çaba gösterdiler. Uzun süre başarılı da oldular. Buna rağmen akan su mecrasını buldu. Türkiye yeniden kendi yolunda ilerlemeye başladı. Türlü darbe teşebbüslerine, vesayet girişimlerine, sosyal çatışma provokasyonlarına, ekonomik kriz tehditlerine rağmen bu yolda ilerlemeye devam ettik. Devam ediyoruz. Şimdi yeni bir yol ayrımına geldik. 1930’ların, 1940’ların şartlarında kurulan 1960 ve 1980’de tahkim edilen sistem artık yama tutmaz hale geldi. Bu motor bu kasaya küçük geliyor. Yetersiz geliyor artık. Çekemiyor. Öyleyse motoru güçlendirmek lazım veya sıfırdan yenilemek lazım. Kimileri farkında olmayabilir. Ben damdan düştüm ve biliyorum. Nerede ne tür aksamalar var, bunları gayet iyi biliyorum. Türkiye 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle yeni bir dönemin kapılarını araladı. Biz buna Yeni Türkiye diyoruz. Her değişim gibi bu da sancılı olacak. Her kutlu doğum sancılı olur. Karşı çıkanlar olacak ama beyhude. Bu nehir öyle kuvvetli akıyor ki ona karşı yüzerek geriye gitmek mümkün olmadığı gibi yerinizde de kalamazsınız” dedi.

“İMAMLARIN TASI TARAĞI TOPLAYIP TÜRKİYE’DEN KAÇMAYA BAŞLADIKLARINI DA GÖRDÜK”
Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Kul olarak Allah’tan bizim hiçbir tapacak hiçbir kulluk edecek mercimiz yoktur. Bize çalıştığımız şu devlet dairelerinde üstlerimizin tamamen hukuka yasalara uygun vermiş oldukları talimatlar yerine gelir ama ona ters verilen talimatlar yerine gelmez. Sizlerin kurum içerisindeki amirlerinizin hukuka uygun verdikleri talimattır aslolan. Bunun dışında ikinci bir mercinin talimatı söz konusu olamaz. İşte gördünüz kurumların içinde imamlar. Biz imamları camide biliyorduk ama kurumların içerisinde de imamlar olduğunu ilk defa gördük, tespit ettik, duyduk. Şemalarla beraber bunlar önümüze geldi. Sonra da bu imamların nasıl tası tarağı toplayıp Türkiye’den kaçmaya başladıklarını da gördük. Bunu sizler bozacaksınız”