Son Dakika Haberler

Çığlığın sesi 8 Mart

Nurhayat ŞEN'den 8 Mart tarihçesi, kadınların yaşamdaki yerleri.

Çığlığın sesi 8 Mart
Okunma : 367 views Yorum Yap

Kadınların mücadele ateşini, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 40 bin kadın dokuma işçisi, 8 Mart 1857’de yaktı.

“8 Mart” bundan 160 yıl önce Amerika’nın New York kentinde 40.000 bin dokuma işçisi kadının “eşit işe eşit ücret” talep ettikleri için grev yapan, çalıştıkları fabrikaya polisler tarafından kapatılan ve fabrikada çıkan bu yangında fabrika önüne kurulan barikatları aşamayan kadınlardan 129’unun yanarak can vermelerinin çığlığının sesidir.”

Bu olayın hemen ertesi yılında anma olmadı.

O kadınların anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması ancak 54 yıl sonra olabildi.

Alman Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, ölen ABD’li kadın işçilerin anısına 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını önerdi.

Öneri oy birliği ile kabul edildi. İlk anma 1911 yılında oldu.

10 yıl sonra, 1921’de Üçüncü Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda günün adı “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak değiştirildi.

Hiç tanımadığımız farklı dinlerin, farklı ırkların, farklı kültürlerin kadınlarının tek bir amaçları vardı o’da eşitlikti.

Bu korkusuz kadınlar cesur davranarak kapitalizme karşı gelerek farkındalıklarını gösterdiler.

Bu çığlığın sahipleri başta olmak üzere, emeğin ve ekmeğin eşit mücadelesini veren tüm emekçi kadınların önünde saygıyla eğiliyorum.

Oğul olarak dünyaya getirdiğimiz çocukların erkek olması ile ADAM olması arasında milyon kere fark var.

Erkeğin kadına bakış açısı tam da budur.

Sizinle aynı fikri paylaşmadığımızda, sizin istediğiniz gibi davranmadığımızda, sizin istediğiniz gibi giyinmediğimizde, sizinle rızamız olmadan cinsel birliktelik yaşamak istemediğimizde, kahkaha attığımızda, tek başımıza sokağa çıktığımızda, torununuz yaşında ki körpe kız çocukları kendinize kadın olarak aldığınız için size karşı çıktığımızda, tecavüz ve istismarlarınıza sessiz kalmadığımızda ya tekme tokat dövülüp üstüne bir de aşağılanıyoruz ya da hunharca boğazlanıp öldürülüyoruz.

Bir dünya lideri ADAM’ın gözünden kadın.

“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” diyen Mustafa Kemal Atatürk

Senin kurduğun Cumhuriyet Türkiye’sinde gururla söylüyorum.

Fikri hür, vicdanı hür, İrfanı hür

Cumhuriyet kadını bir ATA KIZI olarak, kadınların eşit yaşam, eşit hak ve özgürlüklerine karşı olan düzene hayır diyorum.

Ananız, bacınız, yâriniz, yâreniz.

Neticesinde size can veren yine biz kadınlarız.

Yaşamınızın doğumdan ölüme, her anında yanınızda olduğumuz, ihtiyacınız olduğunda her türlü desteği esirgemeyen, eğiten, öğreten, yetiştiren, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar, emekçi tüm kadınların  gününü kutlarım.

Kadınlar dünyanın en güzel rengi ve en özel varlığıdır diyor ve ekliyorum.

Her kadın yaşanması gereken farklı ve tatlı bir ‘hayattır.’    

 Nurhayat ŞEN