Son Dakika Haberler

Davutoğlu’ndan ‘Pelikan’ mesajı mı?

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partideki yetkilerinin kısıtlanması sonrası ilk grup toplantısında konuştu.

Davutoğlu’ndan ‘Pelikan’ mesajı mı?
Okunma : 65 views Yorum Yap

Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan istifa sinyali geldi. Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, “AK yürekli kadronun üzülmesine asla izin vermem. Bugün herkes imtihandadır. Bir faninin vazgeçeceği her makamdan vazgeçerim ama bu kutsal davanın zarar görmesine izin vermem” dedi.

DAVUTOĞLU’NDAN İSTİFA SİNYALİ

“Bu dava için gerekirse makam, mevkiyi ve nefsimi ayaklarımın altına alırım, hiçbir makam bu kutlu davadaki hiçbir arkadaşımın kalbini kırmam, bu ak yürekli kadroların üzülmesine izin vermem” diyen Davutoğlu, “Herkes imtihandadır. Sağ ve sol omzumuzda dosya tutanlara bakarız. Onlar hakkı yazsın, gerisi ne yazarsa yazsın. Kim ne yazarsa yazsın, önce bu iki dosya yazıcıya bakın” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Davutoğlu arasında yaşanan anlaşmazlıklara dair ağır ifadeler ve iddialar içeren ‘Pelikan Dosyası’ gündeme oturmuştu.

Davutoğlu’nun bu açıklaması akıllara “Bu iddialara mesaj mı gönderdi” sorusunu getirdi.

25 DAKİKA KONUŞTU

Suratının asık olduğu gözlenen Davutoğlu alışılanın aksine kısa konuştu. Başbakan 25 dakikalık bir konuşma yapıp grup toplantısını bitirdi.

Davutoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

AK Parti hareketinin mensubu olmaktan gurur duyuyorum. Milyonların desteğiyle, rızasıyla, gözyaşı ve dualarıyla varılan bu hareket, prosedürlerle kurulan bir partiden çok daha fazladır. Nesillerce ödenen bedellerin neticesidir AK Parti. Hiçbir hesaba, hiçbir makama kurban edilecek bir parti değildir AK Parti. Bu parti, bütün mahlukata karşı kendini sorumlu sayan büyük Türkiye davasıdır. Biz bu ülkeyi, bu vatana, bu devleti büyük bedeller ödeyerek koruduk ve savunduk. Allah’ın izniyle kıyamete kadar bu vatanı hak etmiş olarak yaşayacağız.

Biz bu ülkeye, bu toprağa, bu vatana sadakatle bağlı bir kadroyuz. Bu ülkeye hizmet etmekten daha ulvi bir dava, makam ve mevki tanımıyoruz. 3 Kasım 2002 ile 1 Kasım 2015 arasında verilen destansı mücadelenin hangi badirelerle bugüne geldiğini biliyorsunuz. E muhtırayı, AK Parti’ye kapatma davasını, Gezi olaylarını, 17/25 Aralık’ı, 6-7 Ekim olaylarını hatırlıyorsunuz. Biz bu kritik kavşakları milletin asli gündemini ıskalamayarak, siyaset mühendislerine prim vermeyerek dosdoğru bir kararlılıkla geçtik.

7 Haziran sonrası AK Parti bitti diye sevinenleri hatırlayın. Onlar aslında milli iradenin sesinin tekrar kesilebileceğine seviniyorlardı ama hepiniz gördünüz, şahit oldunuz. Biz dik durduk ve heveslerini kursaklarında bıraktık. Bu milleti hükümetsiz bırakmayız dedik. Diğer partiler kaçarken biz bu yola baş koyduk.

Bu saldırılara karşı dimdik durduk ve Türkiye sahipsiz değildir dedik. Biz bir seçim hükümetiyiz, görevimiz ülkeyi seçime götürmek demedik. 1 Kasım’da bütün bir milletin bizimle olduğunu gösterdi. Allah razı olsun. Madem ki Türkiye saldırı altında, karşılarına çıkmak bizim görevimiz dedik. AK Parti’nin Türkiye için siyaset yapan, ülke yönetme sorumluluğunu sonuna kadar hisseden yegane parti olduğunu takdir ettik. Hep beraber destan yazdık. Bunu sizler başardınız, bizler başardık. Memleket şuuruyla, hizmet aşkıyla kazandık. Seçimde milletimize 2002’den bu yana yaptığımız atılımların yanında yeni reformların sözünü verdik. Türkiye’ye yakışan, özgürlükçü, demokratik, adil bir anayasa sözü verdik. İnşallah gereğini yerine getireceğiz. AK Parti verdiği hiçbir sözden kaçmadı, kaçmaz. AK Parti millete verdiği hiçbir sözü unutmaz. Bugüne kadar mahcup olmadık, inşallah bundan sonra da olmayacağız.

Ülkeler iç çatışmalar ile yok ediliyor. İnsanlar kıyıma bırakılıyor. Moğol, Haçlı saldırıları ve 1. Dünya Savaşı’nda yaşanan acılardan daha fazla acı yaşanıyor. Paravan örgütler bu çatışmaların tarafı haline getirilerek taşeronluk yapıyor. Adları, ideolojileri farklı görünse de hepsi hizmetkar görevi görüyor, istikrar adası Türkiye’yi hedef alıyorlar. Türkiye tüm bu kirli, kanlı ve ahlaksız saldırılara hak ettiği cevabı verecek güçtedir çünkü AK Parti iktidardadır. Milletimiz müsterih olsun, Türkiye’de güçlü bir devlet, istikrarlı bir hükümet var.

Yaptıkları saldırılar asla yanlarına kalmıyor. Bu hareketin en önemli özelliği başından sonuna yerli ve milli olması, tepeden tırnağa ayaklarının bu topraklara basmasıdır.

Her birinizle 7 Haziran’da, 1 Kasım’da yaptığımız mitingleri tek tek hatırlıyorum. Tek tek saymak çok vakit olur ama biliniz ki yüreğim hepinizin yanındadır. Bizim Türkiye sevdamız, anonim, kişiliksiz saldırılardan zerre kadar etkilenmez. AK Parti hamdolsun milletten aldığı destekle eski Türkiye defterini kapamıştır. Eski Türkiye özlemi çeken sanal şarlatan ve müfterilerin ayak oyunlarına izin vermeyeceğiz. Her türlü fitne ve fesattan bizleri rabbimiz korusun.