Son Dakika Haberler

“Deniz’in Dalgası”

Nurhayat Şen, CHP gündemini değerlendirdi.

“Deniz’in Dalgası”
Okunma : 222 views Yorum Yap

“Şaibenin” gölgesinde bir seçim arifesinin ardından CHP Yöneticileri mühürsüz kullanılan oylar için Anayasa Mahkemesine gitti. Anayasa Mahkemesi Başkanı da Cumhurbaşkanlığı Sarayına gitti!

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal “Yeni bir durum var. Duruma ayak uydurmamız lazım” şeklinde bir açıklama yaparak referandumun şaibeli sonuçlarını kabullendiği sinyalini verdi.

Şaibeli referandum rezaletini bir kesim kabullendirmek için, bir başkası da unutturmak için büyük çaba sarf ediyor.

Bu durumla milli iradeyi yok sayan YSK’nın inanırlığına gölge düşürdüler.

Bu seçime şaibe damgasını vurmuştur.

Düşünün bir kere ne kadar geriye gittiğimizi.

Bundan bir asır yani 100 yıl önce saraydan, sultandan alınıp halka verilen egemenliğin, 100 yıl sonra halktan alınıp tekrar saraya verilmesini savunan ve bu konuda azımsanamayacak belli bir kesimin var olduğunu unutmamak gerekir.

Bu görüşü savunanların partiye değil, kişiye oy verdiği aşikar.

Ne demiş Orhan Seyfi Orhon? “Kül olmaz ateş yanmadan Denizler durulmaz dalgalanmadan!”

Tıpkı siyasette olduğu gibi. Siyaset yeniden şekillenerek önümüze çıkacak ve ilk dalgayı tetikleyen Deniz Baykal’dan başkası değil.!

Baykal tam olarak ne yapmak istiyor?

Bunu bilinçli olarak yaptı diyenler de var, bilinçsiz yaptı diyenler de var

Referandumu kaybetmiş edasında içine sindirmiş, bir de aday gösteriyor. Konuşmalarından çıkan sonuç bu.

”Kılıçdaroğlu 2019’da aday olmayacaksa parti başkanlığını bırakmalı” diyor ve ekliyor.

”Abdullah Gül %49’un adayı olabilir” diyor…

Milli Bayramlara katılmamak için numaradan hastalanan ve rapor alan birini büyük çoğunluğunu solcuların oluşturduğu %48’in başına nasıl getireceksin?

Kim oy verir?

CHP’lilere kalkıp Gül’e oy mu verin diyeceksin?

Bu ikinci Ekmeleddin vakası yaratan büyük bir dalga olur ki hem CHP’ye hem de size büyük zarar verir.

Sırf partili Cumhurbaşkanı Erdoğan ile referandum sürecinde ters düştü diye Gül’ü başkan adayı göstermenin mantığı nedir?

Bu Kılıçdaroğlu’na meydan okumak aba altında sopa mı göstermektir? 

Yoksa ‘koltuk sevdam yoktur, fakat ülke için verilecek görevlere talibim” deyip kendine zemin mi hazırlıyor?

Baykal’a tavsiye içeride ve dışarıda bir birimizi yemeyelim. Size zamanında parti içinde neden hizipçi dediklerini şimdi dahi iyi idrak ediyorum.

Referandumun üzerinde ki şaibe hala dururken,

2019 seçimlerine odaklanmak yerine ortalığı bulandırmak size ne kazandırır Sayın Baykal?

Siz çok iyi bir siyaset adamı olabilirsiniz ki öylesiniz de. Ona bir diyeceğimiz yok.

Ama bu sizin iyi bir lider olduğunuz anlamına gelmiyor. Öyle olsaydı Genel Başkanlığını yaptığınız dönemlerde CHP’nin baraj altı ve Meclis dışı kalmasını engellerdiniz.

Demek ki sizde sizden beklenen performansı gösterememişsiniz.. %48’in ne sizinle ne de Gül’le kaybedecek bir seçimleri daha yok

Sayın Baykal’ı referandum süresince yakından takip ettim.Tv programlarında ki performansı alkışa değerdi. Hele Edirne mitinginde işte bu dedim. Gelin görün ki Sayın Baykal’ın bu tutumu seçim bitene kadarmış.

Deniz bey siz daha verimli nasıl olabilirim diye düşünün. Birikimlerimden gençlere nasıl faydam dokunabilir diye düşünün.

Siz gençlerin ve siyasetin önünü açın, Siyasetin önünü tıkamak için çaba sarf etmeyin.

Mevlana’ya kulak verelim. ”Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.”

Nurhayat ŞEN