Son Dakika Haberler

Kılıçdaroğlu: Direnme hakkı var

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bir kişinin iki dudağı arasına hapsetmek istendiğini kaydetti, "Birileri hukuka uymazsa, çiğnerse, kendi hukukunu dayatırsa bu halın direnme hakkı vardır" dedi.

Kılıçdaroğlu: Direnme hakkı var
Okunma : 134 views Yorum Yap

Türkiye’nin farklı kentlerinden ve ilçelerinden gelen Belediye Başkanlarının katılacağı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yerelde Kalkınma faaliyetlerinin anlatılacağı Yerel Yönetimler Toplantısı Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlendi..

Toplantıda CHP lideri belediye başkanlarına seslendi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

HESAP VERMEYEN BAŞKAN OLAMAZ

Belediye başkanımız anlattı. Anlattıkları küçük kısmı biliyoruz. İzmir’in bir özelliği daha var. Düşmana ilk kurşunun atıldığı ve düşmanın denize döküldüğü kennttir. Bu kenti sosyal demokrati bir belediye başkanı yönetmektedir. Rant değil halk öncelikli projeyle yola çıkmıştır. Önöne pek çok engeller çıkarılmıştır. Ama belediye başkanlarımız şeffaf ve saydam yönetimi savunmuştur. Halkına hesap vermeyen belediye başkanı olmaz. Siyasetin öznesi halkına hesap vermesi gerekir. Tarih bunu pek çok örneğiyle gösterdi. Seçildikten sonra ayrım yapmadan tüm halkı kucakladılar. Bu bütün mazlum milletlere örnektir. Katılımıcı demokrasi diyoruz. Beledyelerimizden başlayarak büyütmeye çalışıyoruz.

DEMOKRASİ AYIBI BUDUR

İstanbul ve Ankara’da metro yapmaya çalışıyor. En son bakanlık yaptı. İzmir kendisi yapıyor. Onları için utanılacak bizim için övünülecek tablodur. Acı olan ne? Acı olan başarını cezalandırmak istenmesidir. Bizim İzmir belediye başkanımızın başarılarını gölgelenmesi için 400 yıl hapisle yatıyor. Demokrasi ayıbı budur. dikta heveslerinin Türkiye’yi nereye götürmek istediği budur.

Sen neden kötü örnek oluyorsun diyorlar. bizim işimiz kolay değil. Namuslu adamın işi bugünkü ortamda zordur. Biz bunun farkındayız. Bunları zorlukları yenmek bizim boynumuzun borcudur.

Eskişehir’e bakalım. Ankara ile Bursa arasında bir kent var. Eskişehir’e gelen turist Bursa’dan daha fazla. Ranta teslim edilmemiş bir kent. O kenti de sosyal demokrat bir belediye başkanı yönetiyor ve yargılanıyor.

Aydın pek çok başarıya imza atan belediyemiz. Hatay, medeniyet kenti. Özveri ile çalışıyor. Muğla belediye başkanımız, büyük başarılara imza atıyor. Tekirdağ göreceksiniz büyün köy yolları asfaltlanacak. Trakya’nın göz bebeği olacak.

BİZE SORUYORLAR CHP İKTİDAR OLURSA NE OLACAK?

Bize soruyorlar. CHP iktidara gelirse ne olacak? CHP iktidara geldiğini İzmir’de, Tekirdapğ, Muğla’da Eskişehir’de ne yapılıyorsa o yapılacak. CHP’nin olduğu kentlerde kimse kendini öteki hissetmiyor. Kenti kent yapan aynı zamanda sanatıdır, kültürüdür, sporudur. Bunları olması her yaştan insana hizmet sunmak demektir. Bunu yapıyoruz. Belediyelerimizin olduğu yerlerde insanlar mutlu ama kaygı içindeler. Ne olacak Türkiye’nin bu hali diye soruyorlar?

KREŞ AÇIN

Belediye başkanlarına söyledim. VAroşlardan başlayarak kreş açın dedim. CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde 6000 bin çocuk kreşlerdedir. 2500 öğrenci yurtlarda. CHP iktidarında en geç 1 yıl içinde yurt sorunu çözülecektir. Hiç bir annnenin babanın gözü arkada kalmayacaktır.

Bugün bazı çocuklar Cemaat yurdunda kalıyor diye devletten atılıyor. İyi de onları buna kim zorladı? Bugünkü iktidar. 5250 vatandaşımız belediyelerimizin huzur evinde kalıyor. Asgari ücretimiz net 1500 lira. Bunu nasıl yapacaksınız dediler. Bütün belediyelerimiz de asgari ücret net 1500 lira. Demek ki yapabiliyoruz. Bizim belediyelerimizde hiç bir çokcuk yatağa aç girmiyor ve girmeyecektir. Aile sigortası hizmeti başlattık. Cebinizi değilde vatandaşı düşünürseniz bunların tamamı olabilir.

BİZİM AĞRIMIZA GİDİYOR

Ortadoğu’daki kabile reisleri bile Türkiye’ye kafa tutar hale geldi. Şam’a gideceklerdi. Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırmak zorunda kaldılar. Cumhuriyet tarihinin dış politikada en ağır yenilgisi yaşanıyor. Bizim ağrımıza gidiyor. Bu ülkenin onurunu ayaklar altına almaya ikmsenin hakkı yoktur.

FÜHRER’İN DEĞİL CUMHURİYETİN ÇOCUKLARI OLARAK…

14 yıldır tek başına yöneteceksin, 14 yılın sonunda darbe ortamına taşıyacaksın? Neden? Hukuk, adalet, demokrasi denen kavramlar kalmadı? Neden?

Bu sabah Diyarbakır’da patlama oldu. Güvenlik güçlerinden vatandaşlardan şehit haberi geliyor. Şehitlerin gelmediği bir Türkiye’yi özlüyoruz. Askerlerin huzur içinde evine dönmesini istiyoruz. Bu tablo bizim hak ettiğimiz tablo değil. Soru şu: Bu tablonun içinden nasıl çıkarız? Tam demokrasi getirerek, Hitler’in, Führer’in çocuğu değil Cumhuriyetin öz çocukları olarak bu tablodan çıkabiliriz.

BİR KİŞİNİN İKİ DUDAĞINA TESLİM EDEMEZSİNİZ

Demokrasinin olmadığı yerde adaletten bahsedilmez. Adalet olmazsa barış ve huzur gelmez. Devleti kinle yönetemezsiniz. Liyakat esasına göre, ötekileştirmeden yönetmek zorundasınız. Devleti bir kişinin ik dudağına teslim edemezsiniz.

AEgemenlik padişahın sarayın değildir. şimdi egemenliği saraya taşoımna ksitiyorlar. Saraya taşoınırsa sonunu söylemek istemityprum. Egemenlik milletindir. “Ben millietim ben ne dersem odur.” Sen millet değilsin tek başına bireysin. O kadar! Egemenlik Saray’a hapsedilmek isteniyor. Biz düşünen insanları, siyasetçileri, bilim insanlarını, gazetecelerini hapse atılmasına karşıyız.

Demokrasi diyorsanız seçimle gelenlerin seçimle gitmesi gerektiği savunacaksınız. Aksi halde demokrasiyi katledirsiniz. Seçimle gelenlerin gidiş yolu seçim olmalıdır. Seçimle gelenleri susturacağım, öldüreceğim, hapse atacağım derseniz asla barış getiremezsiniz.

FRENİ KOPMUŞ KAMYON GİBİ…

Elbette terör insanlık suçudur. Terörle mücadelenin akıl vde mantıkla yapılması lazım. Sivri sinekle uğraşmak yerine bataklığı kurutmanız lazım. Musul’a ve Rakka’ya gideceğiz diyorlar. İyi gidin. Ama burnunuzunu dibinde Kandil var. Niye bir şey yapmıyorsunuz. Türkiye iyi yöönetilmiyor. Freni kopmuş kamyon gibbi yokuş aşağı gidiyoruz. Nereye gittiğimiz ve ne olacağını kimse bilmiyor.

Bu endişe bütün uygar dünyada var. Herkes aynı soruyu soruyor. Türkiye’yi yönetenler ülkeyi Ortadoğu ülkesi haline getirmek istiyortlar. İzlenen politikalarla adım adım bu yola gidiyor.

DİRENME HAKKI VAR

Türkiye bir kişinin iki dudağı arasına hapsetmek istiyorlar. Demokrasi, kadın erkek eşitliği yasama onun istediği gibi olacak. Türkiye’yi 19. yy karanlığına itmeye çalışanlar var Demokrasimiz kan kaybediyor. Hepimizi yasalara ve hukuka uymak zorundayız. Gereğini yapmak zorundayız. Ama birileri hukuka uymazsa, çiğnerse, kendi hukukunu dayatırsa bu halın direnme hakkı vardır. Direnme hakkı Almam anayasasında vardır. hitler felakaetinden örnek alınarak konulmuştur.

ÇILGINLARA ÜLKE TESLİM EDİLMEZ

Çılgınlara, bilgisi olmayan insanlara, baisretli olmayanlara, önyargılı insanlara ülkeler teslim edilemez. O nedenle güçler ayrılığı vardır. Şimdi deniliyor ki buna ne gerek var, güçler birliğinden söz ediliyor. Bir kişinin iradesi milli irade olsun diyorlar. Bunun alt yapısı başkanlığı hazırlamak içndir. Tehlikeli bir sürecin içine sürükleniyor Türkiye.

SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİTMELİ

Seçimle gelen seçimle gittiğini unutmayın. Geçmişte bunlqarı gördük. Aynı muamele size yapıldığında isyan ederdiniz. Siyasette kan davası güdülmez. Kan davasıyla ülke yönetilemez. Eğer sorgulancaksa ülkeyi silah deposu haline getirenlere “bunlara dokunmmayın” diyenlerin sorgulanması, yakalanması lazım.

İşimiz kolay değil. Ama hiç kimsenin özellikle CHP’li yol arkadaşlarıma sesleniyorum. Kimsenin umutsuzluğa kapılam hakkı yoktur. Hep birlikte omuz omuza, bir kişi dahi kalsak Mustafa Kemal’in yolundan dönmeyeceğiz.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)