Son Dakika Haberler

Ne yapsalar boş, gökden gelen bir karar vardır.

15 Temmuz’daki elim darbe girişiminden beri Üsküdar Belediyesi’nin billboardlarını ilginç bir afiş süslüyor:

Ne yapsalar boş, gökden gelen bir karar vardır.
Okunma : 745 views 2 Yorum

15 Temmuz’daki elim darbe girişiminden beri Üsküdar Belediyesi’nin billboardlarını ilginç bir afiş süslüyor:

Arka planda Türk Bayrağı üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük boy bir portresi yerleştirilmiş ve altında şair Sezai Karakoç’unSürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” şiirinden bir dize alıntılanmış:

“Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır”

Demokrasiden bahsediyorsak herkesin tehdit ve hakaret içermedikçe istediği gibi düşüncesini yayma özgürlüğünü tartışmasız kabul ediyoruz. Eğer söz konusu afişleri Sayın Cumhurbaşkanına yakın bir kurum/dernek/vakıf yada kişiler paylaşmış olsaydı diyeceğimiz bir şey olmazdı elbette. Ancak İstanbul’un merkezi bir ilçe belediyesi tarafından böyle bir ilan verilmesi beraberinde başka soruları da gündeme getirmeli.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan” afişi odağında daha derinde, daha kavramsal bir sorgulama ile tartışmaya katkıda bulunmak istiyoruz:

NE YAPSALAR BOŞ!

Neden?

Sadece tek bir karar vericinin hakim olduğu, tek bir sese, tek bir fikre izin verilen yönetimlerde kişi ve kurumların yaptıkları her şey “boş”tur!

Kuvvetler ayrılığının kabul edildiği, gizli oy ve açık tasnif seçim sitemine dayalı demokratik sistemlerde, kişiler istedikleri gibi politik arenaya dahil olup, ister bağımsız, ister siyasi partiler vasıtasıyla propaganda yapar ve iktidara talip olurlar.

Sivil toplum örgütleri, sendikalar, dernekler ve hatta üniversiteler eksiksiz demokratik düzenlerde iktidar üzerindeki yasal çıkar(baskı) lobileridir.

İktidarlarda serbest ve yargı denetimine açık seçimlerle iktidarı devretmeyi garanti ederler.

“Ne yapsalar boş” söylemiyle 15 Temmuz’da olduğu gibi demokrasi dışı bir takım girişimler kast edilmiş olabilir ama iktidarın demokrasi ve insan hakları karnesi kırıklarla doluyken ve “Türk tipi başkanlık sistemi” tarzı içi tam olarak doldurulamayan ve her yöne çekilebilecek söylemlerle gündeme gelindiğinden sloganın tuzaklar içerdiğini görmek pek ala mümkün.

 

GÖKLERDEN GELEN BİR KARAR VARDIR!

Sadece monarşik düzenlerde göklerden gelen bir karar vardır!

Monarşi, Tanrı’nın sarsılmaz, yanılmaz iradesinin yeryüzündeki temsilcisidir. Krala bağlı aristokrasi ve ona ait olan serflerin hiçbir söz hakkı yoktur yada göklerden gelen buyruğun kendisine tanıdığı kadardır.

Bu buyruk “Tanrısal Söz” olduğu için mevcut düzende Tanrı’nın eseridir. Değiştirilmesi şöyle dursun, sorgulanması bile mümkün değildir!

Ortaçağ dünyası 18. Yüzyıla kadar bu düşünce altında idare ediliyordu. Ancak Fransız İhtilali’nden sonra ortaya çıkan “Aydınlanma” devri ile “karar” göklerden yere (halka) inmiş oldu! Serflik, kölelik, kulluk tarihe karıştı. Özgür, eşit, kardeş vatandaşlık geçerli kılındı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözü ile anlatılmak istenen cumhuriyetin halka ait olma vasfının hiçbir sınıf, aile yada zümreye devredilemez bu niteliğidir.

Eğer bir siyasi lider yada daha geniş anlamda bir siyasi görüş kendinin “göklerden gelen bir kararla” korunduğuna inanıyorsa, orada gelişme açlığında olan bir demokrasiden bahsedilebilir mi?

Dünyevi herhangi bir düzene “kutsiyet” atfetmek, bizi en hafif tabiriyle demokrasiye değil “otokrasiye” götürür.

Devleti yönetenler, “göklerden” gelen kararlarla değil, tam demokrasi, eksiksiz insan hakları, açık ve şeffaf toplum anlayışı ile illegal girişimlerden korunurlar.

Geleceği “yerde” değil de “gökde” arıyorsak vay halimize!…

 

Kutlu YILDIZHAN

YORUMLAR (2)

  1. Nurhayat Şen diyorki:

    Tebrik ederim.İyi bir GÖZLEM ve kaleme alınmış güzel bir yazı.Başarınız daim olsun…

  2. Kutlu YILDIZHAN diyorki:

    Teşekkür ederim Nurhayat Hanım. Olabildiğince çevremizi aydınlatmaya çalışıyoruz. Saygılar