Sarıyer Gözlem

GÖRMEZ’den gelmeyelim!

GÖRMEZ’den gelmeyelim! Mevlana’nın sözlerine kulak verelim.
“Öğüt verecek insana değil, örnek olacak insana ihtiyaç var. Fetva veren çok olur ama takvayla yaşayan az bulunur.”

*
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet GÖRMEZ’in “Cemevlerinin caminin alternatifi, başka inancın mabedi gibi gösterilmesi kırmızı çizgimizdir” sözlerini GÖRMEZ’den gelmeyelim.

*
Cemevi caminin alternatifi değildir.
Yıllar boyu Alevi’ler ibadetlerini gizli yapmak zorunda kaldılar.
Maraş’da Çorum’da, Sivas’da onlarca CAN Müslüman’lık adına katledildi ve yakıldılar.
Müslümanlık bu muydu? İnsanlık bu muydu?

*
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Ali’ye dil uzatan bana dil uzatmıştır.”
Düşünün şimdi Diyanet İşleri Bakanı Görmez Türkiye’de çoğunluğu oluşturan Alevi vatandaşlarımızı GÖRMEZ’den geliyor ve kırmızı çizgimizdir diyor.
Nasıl ki Kilise Caminin, Havra Sinagogun alternatifi olmadığı gibi, elbette Cemevi de Cami’nin alternatifi değildir. Zaten hiç bir Alevi Cami’yi Cemevi’ne alternatif olarak GÖRMEZ.

*
Gelelim skandal sorulara ve skandal cevaplara.
Diyanet’in internet sitesinin ‘Fetvalar’ bölümünde “Alevi olan kişi ile evlilik caiz midir?” sorusuna, “Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez”
Alevilerin
Eline,
Beline,
Dilene
sözünün ne kadar yerinde ve doğru olduğunu kendilerine hatırlatalım.

*
”Eline” yani elinle koymadığını alma. Hırsızlık yapma, başkasının hakkına, harama el uzatma.
”Beline” hakim olmak. Kendi helalin hariç başkasının helali (karısı) ile haram olan cinsel ilişkiye girme.
”DİLİNE” hakim olmak da kendi gözünle görmediğin bir şeyi görmüş gibi anlatıp iftiraya sebebiyet verme.

*
Diyanetin varlık sebebi insanların yanlışa inanmasını önlemektir. Toplumu ayrıştırmak değildir. Diyanet böyle bir gaflete düşüyorsa o vakit kendi kendini fes etmelidir.

*
Alevi vergisiyle alınan Mercedes’e binmek caiz, ama Alevi biriyle evlenmek Müslüman’lık adına caiz değil öyle mi?
Hırsızı, yolsuzu GÖRMEZ’den gelmek caiz lakin Alevi vatandaşlarla evlilik caiz değil öyle mi?

*
Diyanet, “Öz kızını öperken şehvet duymanın nikaha etkisi olur mu?” sorusuna tartışma yaratacak bir yanıt verdi. Verilen yanıtta “kalın elbisesinden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek şehvet duymak bu tür bir haramlık oluşturmaz” ifadesi başlı başına bir utanç konusudur. Çünkü hiç bir baba öz evladına şehvet duymayı normal saymaz. Kimse öz evladına yan gözle bakmaz, hatta ve hatta evladın yerinde olan kız çocuklarını ve sana emanet edilen kadınları korur, gözetir onları ŞEHVETİNE kurban etmez. Bu tür sapkınlıkları da hoş GÖRMEZ.

*
Kuran_ı Kerim de buyuruyor ki:

(Analarınız, kızlarınız, bacılarınız, halalarınız, teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, bacılarımızın kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri öz oğullarımızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada alarak evlenmek size haram kılındı.) [Nisa 23]

*
Gelelim en son Fetvaya.

Diyanet kürtaj yaptıran kadınlar beş deve 212 gram altın (21 bin ₺)verecek demiş
Tabii ki her canlının yaşama hakkı var.

Soruyorum?

Bu develeri ve altınları ceza olarak verdiğimiz de işlemiş olduğumuz günahlar af mı olacak?
Hatta isteği dışında mecburi kürtajlar da bile kadın cezalandırılmalıymış.
Bu nasıl bir fetvadır bir kadın olarak akıl,sır erdiremiyorum.

*
Hazreti Ali (r.a)ye sormuşlar.
_Bayram nedir?
_Buyurmuş ki;
günahsız geçen her gündür.!

Nurhayat Şen

Exit mobile version