Son Dakika Haberler

SARIYER BELEDİYESİ’NDEN TAKAS AÇIKLAMASI

4 Ocak Pazartesi günü yapılan meclis toplantısında AK Partili meclis üyelerinin verdiği önerge sonrası mülkiyet tartışması yeniden alevlendi. Sarıyer Belediyesi konu hakkında açıklama yaptı.

SARIYER BELEDİYESİ’NDEN TAKAS AÇIKLAMASI
Okunma : 298 views Yorum Yap

Sarıyer Belediye Meclisi’nin Ocak ayı ilk oturumunda AK Parti meclis grubu tarafından Kilyos Turban Tesisleri’nin İBB ile yapılacak parsel takası karşılığında Cumhuriyet, Pınar ve Rumeli Hisar’ı mahallelerinin belirli parsellerinde yaşayan vatandaşların tapu almaları kapsamında verilen önergeye ilişkin Sarıyer Belediyesi’nden yazılı açıklama geldi.

Sarıyer Belediye Meclisi‘nin oturumları yeni yılda da oldukça hareketli başladı. 4 Ocak Pazartesi günü yapılan meclis toplantısında AK Partili meclis üyelerinin verdiği önerge sonrası mülkiyet tartışması yeniden alevlendi.

İŞTE O YAZILI AÇIKLAMA

“Ocak ayı Sarıyer Belediye Meclisi’nde Adalet ve Kalkınma Partisi Meclis Üyeleri tarafından sunulan, belediyemize ait Kilyos Turban Tesisleri’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile yapılacak parsel takası karşılığında Cumhuriyet, Pınar ve Rumeli Hisarı mahallelerimizin belirli parsellerinde yaşayan vatandaşlarımızın tapu almalarına ilişkin verilen önergenin yasal olarak gerçekleşmesi mümkün değildir. AKP meclis üyelerinin de aslında çok iyi bildikleri gibi Kilyos Turban Tesisleri 2001 yılında Sarıyer Belediyesine “Halka açık sosyal tesisler, parklar vb. projelerin uygulamaya konulması suretiyle geniş bir kesimin kullanımına sunulması” şartıyla tahsis edilmiş olup;  “Söz konusu parsel sadece rekreasyon ve turizm amaçlı kullanılabilir, üçüncü şahıslara satılamaz, ticari amaçla kullanılamaz ve bu amacının dışında da devredilemez” ibaresi bulunmaktadır.

Bu gerçekler altında verilen önergenin kabul edilmemesi sonrası özellikle sosyal medya mecralarında “Vatandaşlarımızın tapu alması engellendi.” gibi söylemler ısrarla yaptığımız  “Siyaseti bu işin dışında bırakın.” çağrımızın sonuçsuz kaldığının göstergesidir. Suni gündemler oluşturarak vatandaşlarımızın öncelikli problemlerini suiistimal etmek yerine samimi olma ve doğru olanı yapma vaktidir. Samimi olunsaydı 2009’da sorun çözülürdü. Yönetimi devraldıktan 3 ay sonra İstinye, Tarabya ve Çayırbaşı’nda bulunan ve üzerinde 314 bina olan vakıflara ait 83.000 m2’lik 9 adet parselin hak sahibi vatandaşlara verilmesi için Milli Emlak’tan devrini istedik. 14 ay bekletildik. Devretmediler!

Göreve geldikten sonra kısa süre içerisinde tapu sorununu çözmek için devir beklerken, 2010 yılında kanunda değişiklik yapılarak (23/7/2010-6009/35) “Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, büyükşehirlerde öncelikle büyükşehir belediyesine devredilir.” maddesi eklenmesiyle karşılaştık. İlçe belediyeleri yerine İBB’ye devri için mevzuat değiştirildi. Vakıf parselleri Sarıyer Belediyesi yerine İBB’ye devredildi. Ancak İBB, yasal olarak kendisine tanınan beş yıl süre içerisinde bu parselleri vatandaşa devretmedi. Süre dolması sonucu bu parseller vakıflara geri döndü. Vatandaş yine ortada kaldı! Hani İmar Barışı mülkiyet sorununu çözecekti? Hatırlanacağı üzere İmar Barışı yasası sonrası her yere “Mülkiyet sorunu çözüldü, imar sorunu çözüldü” diye pankartlar asıldı. Altlığı boş olan yasa üzerinden insanlara umut verildi. Vatandaşın doğru bilgilendirilmesi, içeriğinin doğru anlaşılması için teknik ekibimizle birlikte sahaya indik. Mahallelerde, sitelerde imar barışı bilgilendirme toplantıları yaptık. Radyo, TV programlarında, gazetelerde konuyu detaylı olarak anlatmaya çalıştık.

İmar barışının gecekondu alanlarında tapu sorununu çözmediğini, yapı kayıt belgesinin tapu yerine geçmediğini, imar hakkı oluşturmadığını, düzenlemenin eksikliklerini tek tek anlattık. Hatta bu toplantılarımız sayesinde imar barışını çıkaranlar da ne çıkardıklarını bizden öğrenmiş oldu. Sorunu siyaset üstü anlayış çözer. Günü kurtarmaya yönelik hareket ederek, gerçeklerden uzak, siyaset malzemesi haline getirerek bu sorunun çözülmesi mümkün değildir. Biz samimiyetten yanayız. Sarıyerlilerin haklarının korunduğu, yasaların halktan yana yorumlandığı anlayışla hareket etmeye her zaman hazırız.”