Son Dakika Haberler
sariyerbelediyesi

Sarıyer Meclisinin Sertleşen Oturumları Ne Anlatıyor!

Son günlerde Sarıyer Belediye Meclisini epey hararetli ve hareketli tartışmalar ile takip eder olduk.

Sarıyer Meclisinin Sertleşen Oturumları Ne Anlatıyor!
Okunma : 70 views Yorum Yap
besiktasbelediyesi

Son günlerde Sarıyer Belediye Meclisini epey hararetli ve hareketli tartışmalar ile takip eder olduk.

Son iki, üç oturumda tartışmalara ve hatta daha ileriye taşınıp tartışmaların hakaretlere vardığı Sarıyer Meclisine bir göz atalım istedim.

Yerel seçimlerin bitimi ile birlikte şekillenen Sarıyer Meclisi bugüne kadar gerçekleşen oturumlarda neredeyse sorunsuz bir şekilde toplanıyorken ne oldu da acaba son oturumlarda bir hareketlilik başladı?

Acaba son iki, hatta Cumhurbaşkanlığı seçimini de katarsak üç seçimde AKP’nin Sarıyer’i tamamen kaybetmenin vermiş olduğu psikoloji meclise yansıyor olabilir mi?

Genel merkezden ve il örgütünden Sarıyer AKP ilçe başkanlığı konusunda rahatsızlıkların olduğunu zaman zaman duyuyoruz. Seçimlerde alınan sonuçların sorumluluklarını, salt kendi ana yaklaşım ve uygulamaların sorucu değilde ilçe örgütünün yeterince çalışmadına bağlandığını bazı kesimler tarafından bu yönde beyanlar olduğunu da duyuyorduk. Belki de bu baskı ve beyanlar Sarıyer AKP İlçe başkanlığını harekete geçmeleri gerektiği konusunda bir zorunluk içine itmiş veya bir telkin almış olabilir.Son zamanlarda ki keskin çıkışlarını ve meclisteki CHP grubuna ve Belediye başkanlığına karşı tutumlarını bundan dolayı sivrileştirmiş olabilirler. Fakat gelin görün ki keskin sirke küpüne zarar verir.

AKP’nin tüm yurtta izlediği ayrıştırma, ötekileştirme, iktidar olsa bile madur olma stratejinden beslenmeye çalışıp belediye meclisinde CHP grubunun her adımından ve icraatinden yağ süzmeye çalışma çabaları da bundan kaynaklı belli ki. Bu stratejinin de kendilerine Sarıyer’de seçim kazandıracağı gibi bir yanılgı içindeler ayrıca da.

Zira 1 Kasım seçimlerine gidilirken Sarıyer’de olası bir CHP iktidarının yeniden Sarıyer sandıklarından çıkması onlar için hiçte olumlu sonuçlar doğurmayacağı kesin tabi.

İşler böyle giderken atılacak adımlarda maalesef eldeki malzeme ile ancak kısıtlı oluyor. Bütün yarattıkları tartışmalara tek tek bakmak yerine bir konu özellikle benim dikkatimi çekmiş durumda.

Seçim çalışmalarına başlayan CHP İlçe yönetimi ve CHP’li Sarıyer Belediye Başkanlığı bu seçime Sarıyer’in makul tarihini değiştiren çalışmaları Sarıyer halkına anlatarak başlayıp, yerel bir belediye olarak yapacaklarımızın yanında, seçmenin, CHP iktidarında neler yapabileceğini hayal etmesini yerelde yaptıkları ile gösterme strateji izliyor.

Doğrusu bende bu gezilerin birinde bulunarak Sarıyer’e neler verilmesi gerekiyorsa eldeki imkanlarla fazlası ile verildiğine tanık olan biri olarak bu çalışmayı yerinde ve etkileyici buldum. Hatta bu geziye katılmış olan başka partiye oy verdiğini söyleyen Sarıyerli bir aile de 6 yıllık CHP iktidarının Sarıyer’de yaptıklarını takdir etmeyi ihmal etmedi.

AKP’liler için durum zaten zorken birde bu çalışmalar gerginliği daha da biriktiriyor olabilir mi?

İşte esas üstünde duracağımız konu…

Son meclis oturumunda AKP cephesinden atılan “Yolsuzluk araştırma komisyonu” tartışması ise AKP’lilerin kendi kalelerine atılmış nefis bir röveşata golü gibi..!

Neden mi? Araştırma komisyonu kurulmayınca konuyu İçişleri Bakanlığı ve savcılığa taşıyacaklarını söyleyen AKP’li üyeler sanırım biraz unutganlık yaşamaktalar. Zira çok derinlerine girmeden 17-25 Aralık konusunda partililerin yolsuzluk komisyonun kurulması, çalışması ve karar alınması aşamalarında nelerin yaşadığına hepimiz çok yakından tanık olduk. Tanık olmayanlar internetten arama yaptıklarında ziyadesi ile bilgi sahibi olabilirler.

Şimdi kalkıp bu konuyu ‘yolsuzluk komisyonu kurulmadı’ başlığı ile İçişleri Bakanlığı ve savcılığa şikayet etmek gayet ironik olamayak mıdır? Takdir seçmenin olacak tabi.

Üstelikte bu öneriyi verirken arkasına sığındıkları mesele belediye de kısa bir zaman önce bir kişinin bireysel olarak kirli işlere kalkışıp karşılığında da Şükrü Genç tarafından derhal görevinden uzaklaştırmasını örnekleyerek yapıyorlar.

Yolsuzluk ve hırsızlığın Şükrü Genç tarafından cezalandırıldığı bir konuyu, yolsuzluk ve hırsızlığın araştırılmasını bile çok gören iktidarlarına ve adalet terarizi bozulmuş hukuk kurumuna şikayet edecekler yani!

Maalesef AKP grubunun bu çaba ve uğraşı, CHP’li Sarıyer Belediyesinin, yıllardır yapılmayan hizmet binalarının temelinde, sosyal işlerdeki adımlarının altında, eğitime verdikleri desteklerde, engellilere verdikleri hizmetlerde, fen işlerindeki alt yapı çalışmalarında, Semt ve yaşam evlerinin hizmetlerinde, halkın sorunları ile direk ilgilenen kadrolarının alınterinde ezilip gidecek, çünkü Sarıyer halkı 6 yıllık bu iktidarın çizdiği resim ve AKP genel anayışının kutuplaştırıcı dili ile CHP’yi Sarıyer’de iktidar yapmakta ve yapmaya da devam edecek.

Artı; bu yazıda derin derin bahsi geçmeyen mülkiyet sorunu, imar planlarının sümen altı edilmesi, Ayazağ, Maslak ve Huzur mahallelerinin bir gecede Sarıyer’e bağlanması, Derbent’te halkın mülkiyet hakkının yok sayılarak yapılan kentsel dönüşüm girişimi, bazı mahallerin riskli bölge ilan edilmesi, İBB’nin elinde olan fakat Sarıyer Belediyesine devredilmesi gereken ve halkın tabu almasının engellendiği arsaların devredilmemesi, İstanbul’un büyük oranda balık ihtiyacını karşılayan Sarıyerli balıkçıların ve midyecilerin sorunlarının Sarıyer Belediyesince çözümüne İBB’nin engel olması gibi sıkıntıları ise uzun uzun yazmaya bile gerek görmeden diyorum ki CHP’nin Sarıyer’de yine birinci parti çıktığını görmek için 1 Kasımı bile beklemeye gerek yok, sonuç şu anda bile ortada.

İsmail AYDIN

sariyerbelediyesi